Okulda Başarısız Olan Üstün Zekâlı Çocuklar

İlk bakışta üstün zekâlı çocukların başarısız ve ciddî şekilde başarısız olması şaşırtıcı ve inanılmaz bir durum olarak görülmekte ve kabul edilmemekledir. Hatta mantıksız bir varsayım olarak düşünülmektedir. Çünkü üstün zekânın her engeli yeneceği ve muhakkak başarıya ulaşabileceği kanısı hâkim bir kanıdır.

New York Columbia Üniversitesi'nde üniversite üstü-Yüksek Lisans öğrenimim sırasında bu konuda ülke çapında üst düzeyde görev yapan eğitimciler için 15 gün süreli bir seminer düzenlenmişti. Bu seminere o zaman ben de katılmıştım. Seminerin konusu "Üstün Zekâlı Çocuklar ve Okul Başarısızlığı" gibi ilk anda o zaman bana da çok garip gelen çarpıcı bir sorun idi. Seminere katılanların birçoğu benim gibi düşünüyor ve bunun olmayacağını ön yargılarla -cehaletin verdiği cüretle- reddediyor ve konuya karşı başta olumsuz bir tavır alıyordu. Fakat bu konuda yapılan araştırmaların ve bulgularının konuşturulduğu seminerde üstün zekâlı çocuklar arasında başarısızlığı olduğu ve olacağı gerçeği başta direnenler tarafından rahatlıkla kabul edilmişti. Son zamanlarda okullarda başarısız olan üstün zekâlı çocukların durumları ve başarısız olmalarında etkili olan etmenlerin saptanması önemli bir araştırma konusu oldu. Araştırmacılar üstün zekâlı çocukların başarısızlığında en önemli rol oynayan nedenleri bulmak için büyük çabalar sarfetmeye ve bulmayı denemeye başladılar.

Bu yazımı özellikle bu konuda yapılan araştırmaların bulgularını açıklamaya ayırdım. Yazımda her araştırmayı ayrı ayrı tartışma ve özetleme yerine yapılan tüm araştırmaların bulgularını özetlemeyi ve benzer bulguları dört ana başlık altında açıklamayı uygun buldum. Bu dört ana konu şunlardır:

Başarısız üstün zekâlı çocukların oranı.
Başarısız üstün zekâlı çocukların aile yapısı ve örüntüsü.
Başarısız üstün zekâlı çocukların belirgin özellikleri ve tavırları.
Üstün zekâlı çocukları başarısızlıktan kurtaracak bazı etkili yöntemler.

1. BAŞARISIZ ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARIN ORANI

Bugün çeşitli seviyelerdeki okullara devam eden ve üstün zekâlı olduğu bilinen çocuklardan bir kısmının başarısız, bir kısmının ise ciddi derecede başarısız oldukları hayretle görülmektedir. Bunların oranlan okuldan okula değişmektedir.

Bu konuda birçok araştırmalar yapılmıştır. Ancak bunlardan ikisinin bulguları birbirinden çok farklı olduğu için burada Alter ve Wilbar'in araştırmalarının bulguları ayrıntılı olarak verilecek, diğerlerinin ortak bulguları birleştirilerek açıklanacaktır.

Alter, sosyo ekonomik seviyesi yüksek ailelerin bulunduğu bölgenin bir lisesinde zekâ bölümleri 130 ve daha yüksek olan öğrencilerin okul başarıları üzerinde bir araştırma yaptı. Bu araştırmada üstün zekâlı çocukların % 42'sinin başarısı, % 6'sının ise ciddi derecede başarısız olduğu görülmüştür. Alter ayni araştırmayı bağımsız yatılı bir okula devam eden ve zekâ bölümleri 130 ve daha yukarıda olan üstün zekâlı çocuklar üzerinde tekrarlamıştır. Bu okulda üstün zekâlı çocukların % 9'unun başarısız olduğunu ve ciddî derecede başarısız olan hiçbir çocuk olmadığını saptamıştır.

Wilbar, California Zihin Olgunluk Testinde 130 ve daha yukarıda zekâ bölümüne sahip üstün zekâlı çocukların okul başarıları üzerinde yaptığı araştırmada bunların % 16'sının başarısız, %3'ünün ise ciddî derecede başarısız olduklarını saptamıştır.

Bu konuda daha birçok araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmaların bulguları ülke içinde bölgeden bölgeye, bir şehirde semtten semte, okuldan okula önemli derecede farklılıklar göstermektedir. Ancak bunların hiçbirinde üstün zekâlı çocukların başarısızlık oranı Alter'in bir yatılı okulda araştırma yaparak bulduğu % 9'un altına düşmemiştir.

Bu araştırmalarda başarısız olan üstün zekâlıların üçte ikisinin erkek, üçte birinin ise kız olduğu görülmüştür. Fakat kız ve erkekler arasındaki bu belirgin far-! kın nedenleri ile ilgili bir açıklama yapılmamıştır.

Çeşitli semtlerde yapılan araştırmaların sonuçlarından tahmin edileceği gibi üstün zekâlı çocukların başarısızlığında aile, okul ve çocuğun yakın çevresinin önemli rol oynadığı görülmektedir.

2. BAŞARISIZ OLAN ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARIN AİLE YAPISI VE ÖRÜNTÜSÜ

Bu konuda araştırma yapan araştırmacıların birçoğu bütün çabalarını üstün zekâlı çocukların aile yapısı ve aile bireyleri arasında ilişkileri incelemek için toplamıştır. Üstün zekâlı çocuklardan çok başarılı olanların aileleri ile başarısız olanların aileleri arasında yapısal benzerlik ve ayrılıkları incelemeye ağırlık verilmiştir, özellikle sağlıklı kişilik gelişimi ve başarıyı etkileyen ailenin yapısal farklarını bulmaya Özel çaba gösterilmiştir. Araştırmada bilgi toplamak için anketler, çeşitli ölçekler, mülakat, vaka incelemesi, çeşitli kayıtların incelenmesi, envanterler ve benzen teknikler kullanılmıştır.
Bu teknikler ile başarısız üstün zekâlı çocukların aileleri ile başarısız üstün zekâlı çocukların ailelerinde buldukları bulgular birbirleri ile kıyaslanmış ve kıyaslamalar sonunda araştırmacılar genellikle başarısız olan üstün zekâlı çocukların ailelerin yapısal özelliklerinin aşağıdaki hususlarda belirgin derecede farklı olduğunu göstermiştir,
Başarısız ve ciddî derecede başarısız olan üstün zekâlı çocukların ailesinde,

a.Ya çocuğu fazla koruyor, ya reddediyor yahutta ondan çok şeyler bekliyor. Bu
çocuklarda aşın kaygıların oluşmasına yol açıyor.

b.Ana babalarlarında sık sık çatışmalar oluyor ve çocuk eğitimi konusunda
belirgin fikir ayrılıkları görülüyor.

c.Genellikle ana baba çocuğa karşı kararsız, birbirinin zıddı olan tavırlar almaktadır. Bugün ödüllendirdiği bir davranışı yarın cezalandırmaktadır.

d.Ana baba boşanmıştır veya ayrı yaşamaktadır.

e Ana baba kendi problemlerinin sebebi olarak çocuğu görüyor ve onları suçluyorlar.

f Evde baba yoktur, sâdece mutsuz, çocuğuna karşı kötü niyet ve düşmanlık hisleri duyan bir anne vardır.
g. Genellikle ailenin yaşamı ya baba ya ana hâkimiyetine dayalı olarak kontrol ediliyor ve sürdürülüyor.

h     Ana babanın çok az demokratik olduğu görülüyor.

ı.     Babalar çocuklarına karşı sert ve olumsuz tavırlar almaktadır.

i. Evde çocukları Öğrenmeye ve okumaya teşvik edecek ve onlardan yararlanacağı kitap çok azdır.

j. Ana baba ve çocuklar arasında çok az fikir alışverişi olmaktadır. Ana babanın az aktif, az güvenli, az sevgi bağlarına sahip oldukları ve çocukların başarılı olması için cesaretlendirmede çok az ve sınırlı çaba göstermekte oldukları görülüyor,

k. Ana baba çok ciddî olup çocuklarını çok sınırlı hareket etmeye zorlamaktadır.

Yukarda sıralanan özelliklerin hepsi bir ailede bulunmayabilir. Bunlar incelenen tüm ailelerde birer ikişer görülen özelliklerdir. Esasen bazı araştırmacılar bu konuda hemfikir değildirler. Hatta onlardan biri başarılı üstün zekâlı çocukların aileleri ile başarısız üstün zekâlı çocukların ailelerinin yapısı ve aile fertleri arasında oluşmuş davranış görüntüleri arasında bir fark olmadığını iddia etmektedir. Bir araştırmacı olarak belki de incelediği ailelerde bu farkı görmemiş olabilir. Esasen aile yapısını incelemek ve yapısal bozuklukları ve çocuklarına karşı tutumlarını ortaya çıkarmak çok zor bir iştir. Ancak başarılı üstün zekâlılar ile başarısız ve ciddî düzeyde başarısız üstün zekâlı çocukların aile, okul ve yakın çevrelerinde bazı farklılıklar olması gerekir. Zekânın fonksiyonel olarak varlığını göstermesi ve potansiyeli seviyesinde gelişmesi büyük ölçüde çevreye bağlı bir husus olduğu araştırmaların ortaya çıkardığı somut bir gerçektir. Çevrenin üstün zekâlıların başarılı veya başarısız olmasında etkili olmayacağını düşünmek ve söylemek doğru olmaz. Üstün zekâlıların her yaşta karşılaştıkları sorunlar için uygun çözüm yolu seçebilecek çok yönlü üstün yeteneğe sahip olduklarını düşünmek hatalı olur. Onların da başarılı olması, mutlu bir yaşam içinde bulunmaları, yeteneklerini geliştirmek için daha zengin olanaklara sahip, teşvik edici, ödüllendirdikleri bir çevre içinde bulunmalarına bağlıdır. Gelişim için gerekli bu şartların hazırlanmadığı ailelerde bulunan üstün zekâlı çocuklar aile çevresine karşı büyük bir ihtimalle birkaç tür olumsuz tepki örüntüsü geliştirirler. Üstün zekâlı çocuklardan bazıları akademik, okul başarısını düşürme yolunu seçecektir. Bazıları kendini geri çekecek ve başarılı olmak için çaba harcamayacaktır. Diğer bir kısmı ise yarıştan ve mücadeleden vazgeçip kendi kendine başarısızlığa teslim olacaktır. Bu çocukların çoğu duruma isyan, muhalefet şeklinde cevap vereceklerdir.

Başarısız üstün zekâlı çocuklar genellikle bütün otoriteyi tehlikeli ve yıkıcı bulurlar. Birçok öğrenci liderleri bu gruptan çıkar ve karşılarına çıkan büyük gruplar karşısında isyanlarını dışarı vururlar.

3. BAŞARISIZ ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARIN BAZI ÖZELLİKLERİ VE TUTUMLARI

Yüksek başarılı ve başarısız üstün zekâlıların özellikleri ve tutumları üzerinde yapılan araştırmalar sonunda önemli bazı farklılıklar bulunmuştur. Her iki grubun özellikleri ve tutumları birbirleri ile kıyaslanmıştır. Genellikle başarısız ve çok başarısız üstün zekâlı çocuklarda aşağıda sıralanan özelliklerin ve tutumların belirgin olduğu görülmüştü. Bunlar,

a. Kendilerine karşı az güvenli, moralleri düşük ve zihnen öğrenmek için çok az tecessüse sahiptir.

b.Çalışma alışkanlıkları azdır. Çünkü çalışmayı denedikleri zaman çok iyi öğreneceklerini ümit ederler.

c.Az sistematik ve plansız çalışırlar.

d.Sosyal durumlarda sevmek ve sevilmekte önemli derecede düş puan alırlar.

e.Antisosyal olmaya yönelirler, sosyal etkinliklere karşı az ilgilenirler ve akranları ile.akademik konuları tartışmaya hiç ilgi duymazlar veya çok az ilgi duyarlar.

f.Okul içi ve okul dışı etkinliklerde çok az aktiftirler.

g.Öğretmenlerine ve okul çalışmalarına karşı olumsuz tavır ve davranışlar gösterirler.

h. Kendilerini bir grupta kabul ettirecek ve onlara satacakları hünerleri vardır. Veya çok azını kullanırlar,

ı.Macera ve heyecan dolu mesleklerden hoşlandıklarını söylerler.

i.Olumsuz benlik kavramı sıfatlarını çok kullanır ve onlara önem verirler.

j. Belkide sağlık durumlarına bağlı veya okuldaki tutumlarla ilgili olarak sık sık okul davranışsızlıkları gösterirler.

k. Mekanik ve resim konulan, sanat konuları ile ilgilenirler. Fen dalını en kolay ve en çok hoşlandıkları konular, yabancı dil ve matematiği ise en zor ve hiç hoşlanmadıkları konular olarak nitelerler.

l .Dil ile ilgili zekâ dereceleri, dile dayalı olmayan alanlardaki zekâ derecelerinden önemli derecede düşüktür.

m. Kendi âlemlerine dalmayı ve az atılgan olmayı tercih ederler. Ancak motor kontrol gerektiren durumlarda tepkilerini tutmak ve ayarlamak için daha yeterli olmayı isterler.

n. Hayallerinde ve hayalî süreçlerinde daha çok geleceğe oryante olmuş görünürler.

o. Anî ödüllerle az ilgilenirler. Gelecek amaçları planlamak için önceden verilen ödüllerden haz alma eğilimi gösterirler.

ö. Olumsuz davranışlarda birbirlerini desteklerler.

p. Okul çalışmalarında başarılı olmak için olumlu ümitleri çok zayıftır. Ümitsizdirler.

r. Uyum envanterlerinde daha çok saldırganlık ve uyumsuzluk puanları yüksektir.

s. Bazıları okul ve ders konularını çok kolay bulurlar ve bu konuların kendileri için çok anlamsız olduğundan ilgilenmediklerini önemle belirtirler. Bu özellik aşağı yukarı en yaygın görülen bir özellik olarak görülmektedir.

ş. Erkek üstün zekâlı çocuklar kendileri hakkında çok olumsuz duygulara sahiptirler. Kızlar ise kendilerine karşı bazan çok olumlu, bazan çok olumsuz uçlarda değişik duygulara sahiptirler.

Bu özelliklerin hepsinin aynı çocukta olması düşünülmemelidir. Ancak çocuğun durumuna göre bir veya birkaçını sürekli olarak görmek mümkündür. Bu folkların motivasyon noksanlığı, ilgi noksanlığı ve onlara yapılan dış baskılar ve gerçekleşmesi olanak dışı istekler yüzünden öğrenmeye karşı istenmeyen bir seri tavır ve davranışlar geliştirdikleri görülür, bu tavır ve davranışların türü ve sayısı ile olumsuzluk derecesi çocuğun içinde bulunduğu ortama ve geçmiş yaşantıma göre değişebilir.

4. ÜSTÜN ZEKÂLI ÇOCUKLARI BAŞARISIZLIKTAN KURTARACAK BAZI YÖNTEMLER

Bu konuda birçok inceleme ve araştırma yapılmaktadır. Fakat bunların sonucu önemli sorunu ortadan kaldıracak nicelik ve nitelikte değildir. Daha çeşitli ve derin inceleme ve araştırmaların yapılması gerekmektedir.

Ancak bu güne kadar yapılan araştırmaların ışığı altında aşağıdaki önlemle-alınması ve çalışmaların yapılması uygun olacaktır.

a.Bu konuda uzun süreli rehberlik programı hazırlamak ve uygulamak gerekir Hazırlanan bu rehberlik çalışmalarının öğrenciyi, ana-baba, öğretmenleri ve çocuğun yakın çevresindekileri içine almasına özel bir önem verilmelidir.

b. Uzun süreli danışmanlık yapılması gerekir. Danışmanlık çalışmalarınında rehberlik programında olduğu gibi öğrenci, ana baba ve öğretmenleri kapsamasına almasına özel bir önem verilmelidir. Danışmanlık çalışmalarında sorunların saptanması, saptanan sorunların ana baba ve öğretmenler tarafından görülmesi ve sorunun çözümlenebilmesi için herkesin kendi payına düşeni yapmayı kabullenecek yönde ve düzeyde yapılması sağlanmalıdır.

c. Bu durumda bulunan öğrenciler ve gerekirse ana babalar ile grup ve bireysel terapi (sapıtım) çalışmaları yapılmalıdır.

d. Ana babaya çocuklarının başarılı olması için neler yapmaları gerektiği ve neler
yapabileceği açıkça anlatılmalı ve bu gereği görmelerine yardım edilmelidir.

e. Okul müfredat programlarındaki dersler ve derslerin konuları ile ders araç ve
gereçleri üstün zekâlı çocukların öğrenim ihtiyaçlarına cevap verecek düzey
de zenginleştirilmeli, onlar için anlamlı duruma getirilmelidir.

Konuyu özetleyecek olursak uygun gelişim ortamı içinde bulunmayan üstün zekâlı çocuklar bulunduğu ortamın etkileme derecesi ile oranlı olarak yetenekli oldukları akademik çalışmalarda, okul çalışmalarında % 9 ilâ % 48 arasında başarısız oldukları görülmektedir. Onları başarısızlığa düşüren etmenleri üstün zekâlı çocukların kendi kendilerine zekâları ile etkisiz hale getirecekleri ve yüzyüze geldikleri sorunları kendi kendilerine çözümleyeceklerini bekleyemeyiz. Çevresinde onları başarısızlığa götüren sebepleri bulmak, ortadan kaldırmak için ana baba, okul, öğretmen ve başarısızlığa düşen öğrencilerle çalışarak işbirliği yaparak sorunları çözümleyecek önlemleri birlikte kararlaştırıp almak gerekir. Bu suretle üstün zekâlı çocukların zekâ düzeylerine yakın başarı göstermeleri sağlanabilir..

Çağdaş Eğitim Dergisi, cilt 2 sayı 10, Ankara 1976, sayfa 9-14

YARARLANILAN KAYNAKLAR
Çağlar D, Üstün Zekâlı Çocukların Özellikleri, Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 5, sa
yi 3-4, sayfâ^-UO. Çağlar D, Üstün Zekâlı Çocukların Eğitim ve Öğretimi, Çağdaş Eğitim Dergisi, Ci
3, sayı 19, sayfa9-l5. Çağlar D, Okulda Çocuklar ve Yaratıcılığın Geliştirilmesi, Çağdaş Eğitim Dergis
Cilt 2, sayı 8, sayfa 9-14. Çağlar D, Üstün Zekâlı Çocukların Eğitim Modelleri, Çağdaş Eğitim Dergisi, Y
17 sayı 173, 1992. Çağlar D, Yaratıcı Çocuklar ve Yaratıcılıkları Hakkında Bir Karşılaştırma Çalışm;
sı, Çağdaş Eğitim Dergisi, Cilt 1, sayı 9, sayfa 16-24.

 
 

Yorum Yaz